YÜREĞİN ÜZERİNDE ÇALINAN TEK ENSTRÜMAN...
keman sevdalılarının tek adresi...

Kemâniler

OSMANLI'dan GÜNÜMÜZE KEMÂNÎLER

Kemânî Yorgi Efendi (?-1770)
Yaşamı hakkında çok kısıtlı bilgi vardır. Osmanlı sarayının en başarılı bestecilerinden biri olduğu, en basit ve ilkel sazlarla dahi dinleyenlerin ruhlarına hitab etmeyi bildiği kayıtlıdır. Hemen bütün sazları çalabilen Yorgi Efendi asıl şöhretini keman ile yapmıştı. Charles Fonton, 1751'de batı kemanını ilk kez Türk müziğine soktuğunu belirtir. Günümüze ulaşan 10 kadar şarkısı vardır.


Kemânî Corci (?-1805)
Gözleri görmediğinden Âmâ Corci adıyla da tanınır. I.Mahmud döneminde adından çokça söz edilen bir kişidir. III.Selim döneminin başlarında öldüğü sanılmaktadır. Önceleri "sene kemanı" çalan Corci, daha sonra bir Fransız'dan batı kemanını görmüş, öğrenmiş ve ardından bu kemanı çalmaya başlamıştır. Bir süre Enderûn'da çalıştığı bilinmektedir. Peşrev ve Saz Semâîsi türünde 12, Peste ve Semâî türünde ise 7 eseri günümüze ulaşmıştır.


Kemâni Todoraki (?-1860)
Yaşamı hakkında hemen hiç bir bilgi yoktur. Günümüze ulaşan 5 eseri vardır. 1860 dolaylarında İstanbul'da öldüğü tahmin edilmektedir.

Kemânî Zafiraki (?-1920)
Yaşamı hakkında hemen hiç bir bilgi yoktur. Günümüze ulaşan 6 eseri vardır. 1920 dolaylarında İstanbul'da öldüğü tahmin edilmektedir.

SEBUH AĞA ( KEMÂNİ ÂMÂ SAMATYALI SİMONYAN):
Ermeni asilli Türk musikisi bestekari ve keman sanatçisidir. Keman çalisi çok tutulan ve ama olan Sebuh Aga, bir süre Mizikay- i Hümayün' da bulunmus daha sonra çikarilmistir. Kendisini seven Sultan Aziz, 16 Subat 1869 tarihinde emekli maasina 3 altin zam yapmis ve Besiktas- Ihlamur' da bir ev bagislamistir. Kemani Sebuh, uzun yillar Unkapani' nda bir gazinoda çalismistir. Keman çalisindaki parlak ve gösterisli uslübu, oyun havalarina da yansimistir. Kemani Nikogos ve Kemani Tatyos' un hocasidir. Besiktas Ermeni kilisesi kayitlarina göre soyadi Simonyan' dir. 1894 yilinda Saray- i Hümayün kemanisi iken ölmüstür.
 

KEMÂNi SERKiS EFENDi:
1885 yilinda Istanbul' da dogan Serkis Efendi' nin babasi Üsküdar' li Kemençeci Onnik Efendi' dir. Günümüz fasillarinda yer alan 30 kadar sarki ile bir pesrev besteleyen sanatkar 12 Aralik 1944 tarihinde Pars' te ölmüstür.

TATYOS EFENDİ:
Gerçek adi Tateos Enkserciyan olan Tatyos Efendi, 1858 yilinda Istanbul'da Ortaköy'de dogdu. Ortaköy Ermeni kilisesi mûsikîsinaslarindan Monakyan'in ogludur. Buradaki Ermeni okulunu bitirdikten sonra bir sanatkâr olmasi için önce bir çilingirin, sonra bir savatçinin yanina çirak olarak verildi. Mûsikîye asiri düskünlügü nedeniyle bütün bunlari birakti;dayisi Movses Papazyan'dan Kânun dersleri alarak, mûsikî hayatina atildi. Bir süre amatör topluluklarda Kânun çaldi. Daha sonra bu sazi birakan Tatyos Efendi, Kemanî Kör Sebuh'dan keman çalmasini ögrendi. Bir yandan da Andon ve Civan kardeslerden, Hanende Asdik Aga'dan aldigi derslerle mûsikî bilgisini ilerletti;pek çok fasil geçti. Hanende Karakas, Tanburî Ovakim, Kanunî Semsi gibi sanatkârlarla , basta Galata'daki Pirinççi Gazinosu olmak üzere, baska gazinolarda da uzun yillar kaliteli fasillar yönetti.
Taninmis bir sanatkâr olarak Ahmed Rasim Bey, Civan ve Andon kardesler, Sevki Bey, Kemençeci Vasilâki, Tanburî Cemil Bey ile iliski kurmus, birlikte çalmistir. Saz eserlerinde de bu kadar basarili bir bestekâr olmasinda uzun süren bu beraberligin büyük etkisi olmustur. Mahmud Demirhan bu gerçege su satirlarla yaklasmis:". . . Vasil'in segâh makaminin seyri hakkindaki münakasada-Cemil böyle münakasalari ve davalari, yüzünde keskin bir zekâ alâmeti olan müstehzi bir tebessümle dinlerdi-Kemanî Tatyos'a:"
"-Üstad, sen yaparsin ama çalamazsin;sen bestele, fakat ben çalayim, dedigi ve hakikaten de öyle oldugu gibi Cemil Bey'in de eline geçen bir beste câzip bir hüviyet alirdi. Filhakika Vasil, Tatyos'un cidden o fevkalâde pesrevlerini baska bir kivraklik ve canlilikla beraber, ufak ve sirin süsler ilâvesiyle çalardi. Bir Sali gecesi bizde kendi karcigar pesrevini Vasil ve Cemil'den dinledigi vakit sasirmis, nese ve heyecandan nasil alkislayacagini bilememisti. "
Çok iyi nota bildigi halde zamaninda tesbit edilmedigi için eserlerinin çogu unutulmustur. Ayni zamanda sair olan Tatyos Efendi, çok eserinin sözlerini kendisi yazmistir. Iyi bir bestekârdi ve üstün bir mûsikî anlayisi vardi. Çaginin gerekleri ve sanat anlayisina göre güzel saz ve söz eserleri bestelemis, eserlerinde makamlarimizin geleneksel ifade özelliklerini basari ile yansitmistir. Tatyos Efendi, saz eseri bestekâri olarak karcigar, sûznâk, rast pesrevleri;hüseyni, sûznâk, rast saz semaileri ve bazi sarkilariyla söhret ve hatirasini hâlâ aramizda yasatmaktadir.
Daha sonra sagligi bozulan Tatyos Efendi'yi Ahmed Rasim gibi birkaç vefali dostunun disinda arayan ve soran olmamis, son yillarini büyük bir yoksulluk ve kimsesizlik içinde geçirerek 16 Mart 1913 tarihinde ölmüstür. Ölümünden sonra cebinden üç kurus para çikmis. Kilise defterindeki ölüm kaydinin meslek hanesine "Çalgici" kaydi konan bu sanatkâr, Ahmed Rasim Bey'in topladigi on-onbes kisi ile kaldirilarak, Kadiköyü Uzunçayir Ermeni mezarligina gömülmüstür. Ahmed Rasim Bey, sözlerini de kendisinin yazdigi ussak makamindaki "Gamzedeyim devâ bulmam/Garibim bir yuva kurmam/Kaderimdir hep çektigim/Aglarim hiç rehâ bulmam" güfteli eserine onun ömrünün hâsilasidir" diyor. Tatyos Efendi, çatik kasli, pos biyikli, kisa boylu, tiknaz yapili, kalender yaradilisli, hafif sehlâ gözlü bir kimseymis.
Mûsikî repertuvarimizda bulunan eserleri , sekiz pesrev, alti saz semaisi, bir beste denemesi, muhtelif makam ve usûllerden besteledigi kirk yedi sarkidan ibarettir.
Türk musikisinde gayrimüslim besteci ve icracilarimizin rolu gördügümüz gibi çok büyüktür. Yukarda bahsettigim besteci ve icracilar disinda musikimize hizmet etmis Yorgo Bacanos, Tanburi Emin Aga, Kantemiroglu, Sahak Hocasar, Hirant Kenkiroglu, Nubar Tekyay, Serkis Sucuyan... gibi birçok sanatçi daha vardir.
ceylan ertem_
2002
KAYNAKLAR
TOPLUMBILIM DERGISI/ MÜZIK ÖZEL SAYISI/ ERSU PEKIN/-Osmanli dünyasindaki musikiye bir daha bakmak
TÜRK MUSIKISI ANSIKLOPEDISI
TÜRK MUSIKISI TARIHI
OSMANLI MOZAIGI/ ERMENI BESTEKARLAR/ SONY MUSIC- COLOMBIA 



EMİN ONGAN
(1906 Edirne -1985 İstanbul) 
Besteci, Kemani Üsküdar Musiki Cemiyeti Başkanı ve Hocası, İstanbul Belediye Konservatuarı Türk Musikisi icra heyeti üyesi. Mezarı İstanbul'da Karacaahrned mezarlığındadır.


KEMÂNÎ RIZA EFENDİ (1780 İstanbul -1852 İstanbul)
Besteci (37 beste), kemanî, Maliye Nazırı-M. Nevres Paşa'nın kayınpederidir. Mezarı, Beşiktaş'ta Yahya Efendi mezarlığındadır.


SÂDİ IŞILAY
3 Şubat 1899 İstanbul'da doğdu. Babası, Lâleli'de işlettiği sazlı kıraathanesinde keman çalardı.
Kemanı küçük yaşta babasını ve öbür sanatçıları dinleyerek, kendi kendine öğrendi. 8 yaşında, babasının kıraathanesindeki sazların arasına katılacak düzeye geldi. 12 yaşında Osmanlı Musikî Cemiyeti'ne keman öğrencisi olarak girdi. Şehzade Dr. Ziyaettin Efendi'den özel dersler aldı. Tamburi Cemil Bey'den ve Bestenigar Ziya Bey'den fasıl müziği bilgisi edindi.

1911'de Sultan Reşat'ın Rumeli gezisine katılan saz sanatçılarının Selanik'te verdikleri konserde yer aldı.
1922-1926 yılları arasında İzmir'de bağımsız çalıştı. Üç yıl Paris'te kaldı. Fransa, Hindistan, İran, Irak, Suriye, Mısır ve Kıbrıs'ta konserler verdi. Ud da çalardı. Udu, kemanı ve sesiyle plaklar doldurdu.

30'un üzerinde filmin müziklerini besteledi. 1948 de Unutulmayan Sır adlı filmdeki Nene Gerek adlı bestesiyle o yıl en başarılı besteci seçildi. İstanbul Radyosu'nda sanatçı olarak, İstanbul Konservatuarı'nın Yürütme Kurulu ve Türk Musikisi Sanat Kurullarında, TRT Repertuar Kurulunda üye olarak yer aldı. 11 Mart 1969'da vefat etmiştir.



ABDÜLKADİR TÖRE
Türk besteci (Kaşgar 1873 - istanbul 1946). İstanbul'a elçilikle 1873'te gelen ve Doğu Türkistan devletinin Türkiye'ye bağlanması işlemlerini tamamlayan Seyit Yakup Han'ın oğlu. Annesi tarafından İstanbul'a getirildi. Davut paşa idadisi'ni bitirdi. Mülkiye mektebi'nde iki yıl okudu, bitiremeden ayrıldı. Hariciye nezareti kalemi'nden emekli oldu. Kanuni Halit Bey'den kanun ve müzik dersleri aldı, Tatyos Efendi'den keman, Kirkor Efendi'den de ney çalmasını öğrendi. Darülelhan'ın açılmasına yardımcı oldu. Evinde Gülşeni musiki adlı bir okul açtı. Birçok öğrenci yetiştirdi. 200'den fazla bestesi olduğu söylenir. Usul-i talim-i keman adlı bir yapıtı yayımlandı (1913).

Tanınmış besteleri: Bir peri simâyı gördüm dilfikâr oldum yine (hüseyni şarkı, ağır aksak), Ettiklerinin hangi birini yâd edeyim ben (şevkefza şarkı, senginsemai).

Büyük Larousse, Cilt 19, sf 11663



CEVDET ÇAĞLA
Bestelediği klasik Türk müziği şarkılarıyla Hacı Arif Bey geleneğinin temsilcisi sayılan besteci ve keman sanatçısı Cevdet Çağla 22 Şubat’ta İstanbul’da öldü. 1900’da İstanbul’da doğan Çağla, uzun yıllar Darüttalim-i Musiki2de keman çalmış, İstanbul ve Ankara radyolarında uzun yıllar keman sanatçısı, prodükör ve idareci olarak görev yapan Çağla 1956’da emekli olduktan sonra koro şefi ve keman sanatçısı olarak İstanbul Radyosu’nda çalışmıştı. “Baharda bu yıl melâl var yüzün gibi” (nihavent), “Şu göğsüm yırtılıp baksan dikenler aynı güldedir” (hüzzam), “Gül açar, bülbül öter, yaz geçer” (karcığar), “Kaçıncı fasl-ı bahar bu, solar gider emelim” (sultaniyegâh) en tanınmış şarkılarından birkaçıdır.


HAYDAR TATLIYAY


Haydar Tatlıyay 1890 yılında Serez’de doğdu. Mehmed Efendi ile Ayşe Hanım’ın oğludur. Bestekar ve udi Dramalı Hasan (Güler) ise amcasının torunudur. I.Dünya Savaşı yıllarında annesi ile babası öldü. Bu sıralarda Pire Limanında bulunan Hıdivlerin gemisi ile Türkiye’ye kaçtı. Bir süre Çanakkale’de yaşadı. Babası o yörelerin iyi klarnet çalanlarındandı; annesi de güzel keman çalışı ile çevresinde tanınmıştı. Haydar Tatlıyay
doğumundan, delikanlılık yaşına kadar bu ortamda yetişti ve ilk keman derslerini annesinden aldı. Dramalı Hasan’la birlikte piyasada çalışmaya başladı. Bir ara musikiyi bırakmış, Çanakkale’ye geldikten sonra bir kahvecinin yanına girmiş, duvarda asılı duran bir kemanı görmüş, tekrar keman çalmaya başlamıştır.

İzmir’de bulunduğu yıllarda özellikle Hacı Tetik’ten yararlanarak piyasanın iyi kemanileri arasına girdi. Askerlik hizmetinden sonra Mısır’a gitti. Çok maceralı bir hayat süren Tatlıyay, birçok evlilikten sonra 1948 yılında Makbule Hanım’la evlendi. 1963 yılında İstanbul’da öldü ve Zincirlikuyu Asri Mezarlığı’nda toprağa verildi. Eserlerini ve hayat hikayesini bir araya toplayan Makbule Tatlıyay bunları 1965 yılında bastırdı.

Haydar Tatlıyay pratik yoldan yetişeni sazına hakim ve üstün bir müzikalite ile çalan bir sanatkardı. Mesud Cemil, “Bu adam dikkat ediniz! Bu sıradan bir adam değil, bir virtüözdür” derdi. Bestekarlıkla da uğraşmış, ilk olarak “Niçin gördüm seni” sözleriyle başlayan rast makamındaki kantoyu bestelemişti. Pek çok oyun havası, saz eseri ve bazı güzel şarkıları vardır…

Dr.M.Nazmi Özalp-Türk Musikisi Tarihi kitabından alınmıştır.



TRT İSTANBUL RADYOSU KEMAN SANATÇISI TALAT ER

Talât ER  25 Şubat 1968’de Adana’da  doğdu. İlkokulu Gaziantep’te, orta ve lise öğrenimini doğduğu yerde tamamladı.  Çok küçük yaşlarda, TRT’de yayınlanan Türk sanat müziği ve klasik batı müziği  programlarını  izlerken kemana olan ilgisi giderek arttı.  

İlkokul son sınıfta, aile dostları, TRT Ankara Radyosu Keman sanatçısı Hasan Özçivi'nin teşvikiyle kemana  başladı. 13 yaşında, Neyzen Ahmet Polatöz, Ali İntizam ve Şükrü Birbaş yönetimindeki Adana Mûsikî Derneğine başladı. İzleyen yıllarda, Ümit Öcal'ın yönettiği Adananın Sesi Mûsikî Derneği faaliyetlerine ve Faik Kasapoğlu'nun yönettiği öğretmenler korosuna katıldı.

1985 Yılında girdiği bir sınavı kazanarak, Adana Belediye Konservatuarı’na başladı. Burada Avni Anıl, Ali Şenozan ve Suphi İdrisoğlu gibi hocalarla birlikte çalışma olanağı buldu.   

1986 Yılında Askerlik vazifesini yerine getirmek üzere Ankara’ya geldi.Bu süre içinde,Konservatuar mezunu olan arkadaşlarından Klasik Batı Müziği konusundaki bilgilerinden faydalandı ve aynı zamanda TRT sınavlarına hazırlık yaptı. 

1987 yılında TRT Ankara Radyosunun açmış olduğu yetişmiş saz sanatçısı  sınavını kazandı. TRT’ye girdikten sonra,Yılmaz Pakalınlar,Ahmet Hatipoğlu ve Ferit Sıdal gibi Hocalardan faydalanmıştır. TRT ve TRT dışında, aşağıda bazıları sıralanan  çeşitli konserlere katıldı; 

  • 1996 Yılında, Konya Türk Müziği Devlet Konservatuarının davetlisi olarak TRT Ankara Radyosu   Kanun Sanatçısı Tahir Aydoğdu ile birlikte  Keman-Kanun resitali verdiler.

  • 1997 Yılında ODTÜ’de yine Tahir Aydoğdu ile birlikte Keman-Kanun Resitalini gerçekleştirdiler.

  • 1997 Yılında ODTÜ’de  besteci, ud sanatçısı ve Türk müziği araştırmacısı Cinuçen Tanrıkorur  ve Tahir Aydoğdu ile birlikte, Cinuçen Tanrıkorur’un eserlerinden oluşan bir resital verdiler.

  • 1998 Yılında Cumhuriyetimizin kuruluşunun 75. Yılı münasebetiyle düzenlenen etkinliklere, Konya Türk Müziği   Devlet Konservatuarının davetlisi olarak katıldı.

  • 1999 Yılında Hacettepe Üniversitesinde resitaller  verdi.

  • 2000 yılında  ODTÜ’de TRT Ankara Radyosu spikerlerinden Derya Kaya'nın sunumunu yaptığı ve şiirleriyle katıldığı keman resitalini gerçekleştirdi.

  • Almanya, Danimarka, İsviçre, Kuveyt , Özbekistan,Yunanistan ve Kıbrıs’ta  gerçekleştirilen çeşitli konserlere TRT’ den görevli olarak katıldı.

  • Türk Tanıtma Vakfı (Tütav) ile birlikte  Bulgaristan, Malta, Singapur ve Hollanda gibi ülkelerde Türk Müziğinin tanıtımı ile ilgili konserlere katıldı.

  • Yunanistan’da, eşi Ayfer Er’le birlikte Türk müziğinin tanıtımı  ve Türk Yunan dostluğu adına Vassilis Saleas gibi sanatçılarla konserler verdiler.

2000 Yılında yoğunlaştırdığı  beste çalışmaları, 14 Şarkı ve 5 Saz eserinin TRT  repertuarına girmesiyle sonuçlandı. 

Beste çalışmalarını aralıksız sürdüren Talât ER’in 17 ayrı makamda 60’ye yakın bestesi bulunmaktadır. Talât ER’in  Okyanus adlı şarkısı, 2002 ve 2003 Yılında  TRT ve TRT dışında da en çok istenen şarkılar arasında yer aldı, yılın en sevilen şarkılar arasına girdi.  2002 Yılında Akçay Belediyesinin düzenlediği TSM beste yarışmasında 1. Olmuştur. 2002 Yılında Amasya Belediyesi ve TRT’nin ortaklaşa düzenlediği TSM Altın Elma beste yarışmasında mansiyon almıştır. 2003 Yılında Akçay Belediyesinin düzenlediği TSM beste yarışmasında, 3. Olmuştur. Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar bölümünde ve ODTÜ’de Keman dersleri verdi.

Türk Müziğinde Keman metodu eksikliğinden kaynaklanan  sıkıntıları giderme yönünde araştırmalar yapan Talât ER, “Keman Metodu” geliştirme çalışmalarını sürdürmektedir. 

Kemana olan yoğun ilgisinden dolayı aksattığı eğitimini, Açık Öğretim Fakültesinde tamamlayan Talât ER, İstanbul’da yapmış olduğu araştırma ve çalışmalarından dolayı,2005 Yılında İstanbul Radyosuna tayin olmuştur. Talât ER, TRT İstabul Radyosu ses sanatçılarından Ayfer ER ile evlidir.
talater@gmail.com   talater1@hotmail.com   
Keman üstadımız Sayın Talat ER ile ilgili bu bilgiler:
www.turkmusikisi.com 
adresinden alıntı yapılarak sitemize eklenmiştir.Sitemize vermiş oldukları
desteklerinden dolayı kendilerine teşşekür ediyoruz....sâzende58

MURAT SAKARYALI
    Müzisyen bir babanın oğlu olarak dünyaya gelen Murat Sakaryalı, çok küçük yaşlarda Feridun Darbaz Musiki Cemiyeti'nde müzik eğitimi almaya başlar. Berlin'de İpslon Müzik Akademisi'nde armoni üzerine 4 yıl ihtisas yaparak aldığı batı müziği eğitimini tamamlar.

    Daha sonra Türkiye'ye dönen Sakaryalı, İbrahim Tatlıses'ten Bülent Ersoy'a Kibariye'den Zeki Müren'e kadar birçok sanatçının albüm ve sahne çalışmalarında aranjör, grup şefi ve müzik yönetmeni olarak çalışmaya başlar.
     
    7 yıl boyunca Kempa Yaylı Grubu'na stüdya kayıtlarında eşlik eden Murat Sakaryalı, Türk Popüler müziğinin arka mutfağındaki tüm aranjör, prodüktör ve sanatçıların akıllarına kazınan bir müzisyen haline gelir.